Atatürk Heykellerine Uzanan Elleriniz Kırılsın

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Cumhuriyet meydanında bulunan Atatürk büstüne Mehmet Malbora isimli sarıklı cübbeli bir hain ağaç budamak için kullanılan tahra ile zarar vermeye kalkıştı. Şükür ki saldırıyı hemen fark eden Siverek Jandarma İlçe komutanlığında görevli Jandarmalar Atatürk büstüne saldıran haini etkisiz hale getirerek tutukladılar.

AKP döneminde olağan hale gelen ve akplileri bile şaşırtmayan olaylardan biri daha yaşandı. Son yıllarda Atatürk’ün manevi şahsına, heykellerine saldırılarda ciddi bir artış olduğunun farkında mısınız? Özellikle 16 Nisan’daki referandum’dan evet çıktıktan sonra bir yerden düğmeye basılmış gibi Atatürk’e saldırılar bir anda artmaya başladı

Önce tarih eğitimini en son lisede almış olduğu halde tarihçi gibi konuşma yüzsüzlüğünü gösteren, gerçek mesleklerinin ne olduğu belli olmayan üç şahıs bir TV kanalında hem Atatürk’e hem Atatürk’ün manevi kızı Afet İnan’a iğrenç bir iftira attılar.

Ardından nurcu bir sapık, müritleriyle yaptığı toplantılardan birinde Atatürk’e açık açık küfür etti.

Kısa bir süre önce de Anıtkabir arazinin imara açılacağı iddiası ortaya atıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın Melih Gökçek sonradan iddiaları yalanlasa da Anıtkabir’in imara açılma ihtimalinin bile gündem olması toplumun sert tepki vermesine yetti.

Sanki birileri özellikle Atatürk’e saldırarak toplumun bamteline basmaya çalışıyor gibi değil mi? Neden referandumdan evet çıktıktan sonra Atatürk’e şuursuzca saldırılar olmaya başladı?

Bana göre bu durumun iki nedeni olabilir.

Ya birileri referandumdan evet çıktıktan sonra rejimin değiştiği düşüncesiyle kendine pay çıkararak eski rejimin lideri olarak gördüğü Atatürk’e saldırma ihtiyacı duyuyor. Böylece yeni rejimden güzel bir menfaat kapısı kapabileceklerini düşünüyor olabilirler.

Ya da yukarıda bahsettiğim gibi birileri toplumun hassas noktalarına basarak iç savaş çıkarmayı düşünüyor. Atatürk’e hakaret edenlerden birinin geçmişte Feto’nun Zaman gazetesinde yazarlık yapmış ve‘’cemaat tarihçisi’’ diye ünlenmiş olması insanın aklına ‘’Acaba fetonun yeni darbe planı mı’’ sorusunu getiriyor.

Gerçekten böyle bir ihtimal olabilir mi? Neden olmasın? 15 Temmuz’dan beri fetonun yüzde kaçının temizlendiğini net şekilde söyleyebilecek biri var mı?

Geçmişte fetonun baş gazetesinde yazarlık yapan biri bugün hala elini kolunu sallayarak sokakta geziyorsa, yetmeyip bir de TV kanalında Atatürk ve Afet İnan’a hakaret edebiliyorsa kimse beni böyle bir ihtimalin olmadığına inandıramaz.

Mesela Siverek’te Atatürk heykeline saldıran bu yobazın kripto bir fetocu olmadığını kim söyleyebilir? Birilerinin maşası olarak milleti kışkırtmaya çalışmadığını kim söyleyebilir?

Bence kripto fetocu olabilme ihtimali hiçte önemsenmeyecek bir ihtimal değil. Cumhurbaşkanı’nın yaveri olacak kadar devlete sızabilen bir örgüt bir Atatürk heykeline saldırarak provokatif eylemi çok rahat yapabilir.

Atatürk heykeline saldıran yobazın fetocu olma ihtimali kadar düşündürücü diğer konu ise devletin bu tarz olaylardaki tutumudur.

Şanlıurfa valiliği olaydan kısa bir süre sonra yaptığı açıklamada saldırganın akıl hastası olduğunu açıkladı. Bilginin kaynağı ise çevreden edinilen bilgiler. Yani olayın yaşandığı çevrede saldırganı görenlere, tanıyanlara ‘’bu adam nasıl biri’’ diye sormuşlar. ‘’Delinin manyağın teki’’ cevabını alınca yobazın akıl hastası olduğuna kanaat getirmişler.

Bu nasıl bir komedidir? Bu nasıl bir ciddiyetsizliktir?

Hiçbir psikolojik muayeneden geçmeden, resmi bir heyet raporu olmadan devleti temsil eden Şanlıurfa valiliğinin böyle bir açıklama yapması devlet ciddiyetine aykırıdır. Ayıptır.

Atatürk heykeline saldıran yobaz için ‘’akıl hastasıymış işte’’ diyerek saldırganın ceza almasını engellemeye yönelik açıklama yapan Şanlıurfa valiliğine şu soruyu sormak istiyorum.

‘’Aynı yobaz Şanlıurfa’nın Harran ilçesindeki Erdoğan heykeline saldırsaydı yine bu kadar rahat konuşabilir miydiniz?’’

Eğer bu yobaz Harran’daki Erdoğan heykeline saldırmış olsaydı anında fetocu ilan edilirdi ve siz hiç vakit kaybetmeden ‘’fetoculara taviz vermeyeceğiz’’ diye açıklama yapardınız.

Konu Atatürk olunca neden bu kadar rahatsınız? Sadece size demiyorum son dönemde yaşanan tüm yobaz saldırılarında ‘’akıl hastası’’ açıklaması yapılması bu kadar tesadüf olur mu dedirtiyor.

Yobazın biri otobüste kısa etek giyen bir bayana uçan tekme attı. Akıl hastası olduğu söylendi.

Başka bir yobaz, parkta yürüyen hamile kadına saldırdı. Akıl hastası olduğu söylendi.

Şimdi de yobazın biri Atatürk heykeline saldırdı ve yine hiçbir resmi belge olmadan akıl hastası olduğu söylendi.

Neden tüm yobaz saldırıları ‘’akıl hastası bir manyağın eylemi’’ olarak açıklanıyor? Amaç Atatürk’e ve laik kesime yapılan saldırıları cezalandırmamak için bahane uydurmak mıdır?

Bu tarz açıklamalar yeni yobaz saldırılarına cesaret verir. Yarın başka bir yobaz  ‘’nasılsa akıl hastasıyım derim ceza almam’’ diyerek bir bayanın yüzüne asit fırlatabilir ya da Atatürk heykeline saldırabilir.

Gezi eylemi dönemini hatırlayınız. Kabataş’ta bir başörtülü bayana saldırıldığı yalanı haftalarca konuşuldu ve bu yalan üzerinden din sömürüsü yapıldı. O günlerde Kabataş yalanına sıkı sıkıya sarılanlar ‘’Saldıranlar akıl hastasıdır’’ dedi mi? Hayır. Bir yalan üzerinden tüm eylemciler din düşmanı ilan edildi.

Bir yalana bile bu kadar sıkı sıkıya yapıştıysa bir de otobüste mini etek giydiği için uçan tekme yiyen kadının başörtülü olduğunu hayal edin ve neler yaşanırdı tahmin etmeye çalışın.

Elbette ne açık ne de kapalı giyinen kimseye zarar gelsin istemiyorum. Elbette ne Atatürk ne de başka birinin heykeline saldırılmasını doğru bulmuyorum. Ancak Atatürk’e ve laik kesime yapılan saldırılarda bu kadar gevşek davranılmasına da karşı çıkıyorum. Çünkü aynı davranış bir kapalı bayana ya da Erdoğan heykeline karşı yapılsa böyle tepki verilmeyeceğini çok iyi biliyorum. Gezi eylemlerinde bu çifte standardı açık şekilde gördük. Devlette çifte standart olmaz. Çifte standardın olduğu yerde adalet olmaz. Adaletin olmazsa devlete güven duygusu zayıflar.

Gelelim Atatürk heykeline saldıran yobazın verdiği ifadeye… Şanlıurfa valiliğinin açıklamaları trajikomik kabul edersek saldırganın ifadesi iki kat daha trajikomik.

İfadesine göre Atatürk heykeline saldırma emrini rüyasında görmüş ve daha önemlisi pişman değilmiş. Yani bu yobaz akıl hastası diye cezalandırılmazsa yarın başka bir Atatürk heykeline ya da açık giyinen bir bayana ‘’Rüyamda gördüm pişman değilim’’ diyerek saldıracak. Bu ihtimal çok açık ortadayken eğer ceza almadan serbest bırakılırsa bu yobazın gelecekte yapacağı her saldırının sorumlusu ceza vermeyenlerdir.

Yobazın ailesi ise Atatürk heykeline saldıran yobazın uyuşturucu bağımlısı olduğunu söyledi. Aslında bu açıklama doğru olabilir. Çünkü birçok tarikatta zikir çekme ayinlerinde esrar ve benzeri uyuşturucu maddelerin Allaha ulaşmak için kullanıldığı bilinen bir gerçektir.

Bu yüzden bir sarıklı şeriatçı yobazın uyuşturucu bağımlısı olması çok alakasız bir şey değildir.

Menemen şehidi Kubilay’ın katilleri derviş Mehmet denilen sapık ve müritleri de esrar bağımlısı değiller miydi?

İster akıl hastası olsun, ister uyuşturucu bağımlısı bir eroinman olsun Atatürk heykeline saldıran bu yobaza hak ettiği en ağır ceza verilmelidir. Ceza demişken Atatürk’ü koruma kanunundan da bahsetmekte fayda görüyorum

Atatürk’ü koruma kanunu yobazların iddia ettiği gibi Atatürk’ün eleştirilmesini yasaklayan bir kanun değildir. Atatürk’ü koruma kanununun kapsamı Atatürk heykellerine ve şahsına yönelik saldırılarla sınırlıdır. Bu kanunu çıkaran da CHP değil sizin çok sevdiğiniz Menderes’tir.

Atatürk’ü insan gibi eleştirdiniz de koruma kanunu mu engel oldu? Ya anasına, ırkına, inancına sövüyorsunuz. Ya Afet İnan ile ilişkisi vardı diye iftira atıyorsunuz. Ya da elinize bıçak alıp put diyerek heykellerine saldırıyorsunuz. Siz insan gibi davranmayı bilmiyorsanız biz ne yapalım?

Erdoğan’ı koruma kanunu olmadığı halde bugün yüzlerce insan Cumhurbaşkanı’na hakaretten tutukluysa bu ülkenin kurucusuna yapılan hakaretlerin çok daha ağır cezalandırılması gerekir.

Son olarak Atatürk heykeline saldırılmasına içten içten sevinip ‘’Ohh içimin yağları eridi’’ diyerek göbek atan yobazlara seslenmek istiyorum.

Hiç boşuna sevinmeyin. Atatürk, heykellerine saldırılarak yok edilecek bir lider değildir.

Atatürk, Osman Gazi, Bilge Kağan, Mete Han gibi bir devlet kurucusudur. Kurucu babadır. Ne yaparsanız bu gerçek değişmeyecek.

Atatürk, kurtuluş savaşının lideri, bu vatan için canını veren şehitlerin başkomutanıdır.

Atatürk, binlerce yıllık tarihi geçmişi olan şanlı Türk milletinin büyük karakterinin ete kemiğe bürünmüş halidir.

Atatürk, düşman olduğunuz akıldır, çağdaşlıktır, laikliktir.

Atatürk size bugün oy verme hakkı verip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı seçme şansı veren liderdir. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oturduğu makamın ilk sahibidir kurucusudur.

Atatürk, ölümüne düşman olduğunuz Türk Milliyetçiliğidir. Türk milletinin en büyük başbuğlarından biridir.

Atatürk, Edirne’den Ardahan’a Sinop’tan Hatay’a vatanın her karış toprağında milyonlarca insanın kalbinde yaşayan Mustafa Kemal’dir.

Atatürk, Türkiye’nin tüm stadyumlarında okunduğu için ‘’maalesef’’ dediğin, duyunca TV kanalını değiştirdiğin İzmir Marşı’dır.

Atatürk, seni yaşayan insanlardan daha çok öfkelendiren, ruhuyla bile seni kudurtan büyük insandır.

Atatürk, ölümünden 78 yıl sonra bile bedava sucuk ekmek, bedava otobüs olmadan milyonlarca insanı meydanlarda toplamayı başarabilen tek liderdir.

Atatürk,  ‘’artık rejimi değiştirdik’’ diye sevindiğin dönemde bile heykelinin taşına zarar veremediğin, heykelinin taşının bir parçasına dokunduğunda milyonlarca insanı karşında bulduğun ulu önderdir.

Atatürk,  senin yobazlığına karşı bana bu meydan okuma cesaretini veren güçtür.

Sen ne kadar Atatürk’e saldırmaya kalkıştığında ben senden iki kat daha cesur karşında olacağım. Sizin Atatürk düşmanlığınıza karşı Atatürk’ü savunacağım.

Biliyorum! Onun kurduğu ülkede doğduğunuz, onun kurduğu okullarda okuyup her sabah andımızı okuduğunuz ve kaç yaşınıza gelirseniz gelin hala her yerde onun ismini, heykelini gördüğünüz için deliriyorsunuz.  Eziklik hissediyorsunuz.

Ne yapalım sizin de kaderiniz bu. Atatürk heykeline saldırmadan önce aynada kendinize bir bakın! Siz kim sarı saçlı mavi gözlü dev, büyük bozkurt Atatürk’ü yok etmek kim?

Atatürk’ü yok etmek için önce onun yerine en az onun kadar büyük çapınız ve karakteriniz olması gerekir. Yukarıda yazdıklarımı başaracak güçte olmanız gerekir. Bu da sizde yok. Bu yüzden benden size tavsiye Atatürk heykellerine saldırarak kolunuzu boşuna yormayın

TIBBIYELİ HİKMET

Bir Cevap Yazın