Atatürkçü AKP Dönemi Başlıyor

Atatürk’ün ölüm yıldönümünde her yıl tarihe geçen görüntüler olur ama bu sene çok daha özel karelerin olduğu unutulmaz bir 10 Kasım oldu. Bu 10 Kasımda yıllar geçse de unutulmayacak ilkleri yaşadık.

İlk kez devlet erkânı tam kadro Anıtkabir’deydi. Kimse hastalanmadı, kimsenin bir işi çıkmadı. Bu 10 Kasım’da herkes Ata’nın huzurundaydı.

İlk kez AKP liler onuncu yıl ve İzmir marşıyla Anıtkabir’e yürüdü

İlk kez AKP teşkilatları her yere ‘’Anıtkabir’e gidiyoruz’’ afişi astı.

En önemlisi ise ilk kez Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Kasım’da her cümlesinde Atatürk’ü övdü. İktidara geldiğinden beri söylediği Atatürk kelimesinden daha fazla Atatürk dedi. Şimdiye kadar Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Atatürk’ü bu kadar övdüğünü görmedim. Sadece ben değil hiç kimsenin görmediğine eminim.

Ne yalan söyleyeyim Sayın Cumhurbaşkanı’nı dinlerken konuşması hoşuma gitti. Atatürk’ü o kadar övdü ki bir an acaba başka kişiyi mi dinliyorum diye tereddüt ettim ama kürsüde konuşan kişi Erdoğan’dı.

Atatürk’ü öyle bir sahiplendi ki ‘’Atatürk’ü CHP nin elinden kurtaracağını’’ bile söyledi. Tamam, şimdi ‘’Atatürk’ü sevmeyi sizden öğrenecek değiliz’’ diyecek diye bekledim ama demedi. Demese de konuşmasındaki Atatürk aşkıyla bence demiş kadar oldu.

Yarın ‘’Eyyy Cehape Atatürk’ü sevmeyi sizden öğrenecek değiliz. En büyük Atatürkçü biziz’’ derse kimse şaşırmasın.

Sayın Cumhurbaşkanı 10 Kasım‘da iyi güzel konuştu ama önemli olan neden böyle konuştu?

Daha geçen yıl Lozan anlaşmasının yıldönümünde ‘’Lozan’ı bize zafer diye yutturmaya çalıştılar’’ diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan değil miydi? Bu yıl ki Lozan yıldönümünde ise Lozan’ın büyük bir zafer olduğunu söyledi.

Yani her yıl farklı konuşabiliyor. Bir sene hezimet dediğine ertesi yıl zafer diyebiliyor. 15 yıldır Sayın Erdoğan’ın birbirinin zıttı konuşmalarına alıştık.

Atatürk hakkındaki övgü dolu cümleleri de her zamanki gibi siyasi ortama göre söylenmiş sözler…

Çünkü 10 Kasım’da Atatürk’ü yere göğe sığdıramayan Sayın Erdoğan 12 gün önce saraydaki 29 Ekim resepsiyonunda Atatürk’e küfreden çakma tarihçileri misafir etti. Ramazan ayındaki iftar yemeklerinde Atatürk’ün anasına babasına küfreden Maraş dondurmacısı kılıklı fesli deliyi yanında oturttu.

Demek istediğim herkes sakin olsun… Erdoğan hala bildiğimiz Erdoğan… Gökten vahiy iner gibi birden Atatürk aşığı olmadı.

Ancak her ne sebeple olursa olsun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 10 Kasım’da Atatürk’ü övmesi tarihe geçecek bir konuşmadır. Lütfen bu konuşmayı kaydedin. Yıllar sonra çocuklarınıza torunlarınıza izletirsiniz.

Siyasi bir taktik olduğu halde Sayın Erdoğan’ın Atatürk’ü övmesi neden bu kadar önemli?

Sayın Erdoğan’ın Atatürk’ü bir Atatürkçüden daha fazla övmesi Atatürk’ün Türk milletinin kalbinden silinemeyeceğinin ispatıdır. Daha önemlisi AKP nin iflasıdır.

15 yıldır ülkeyi tek başlarına yönettiler, devletin tüm kurumlarını ele geçirip siyasallaştırdılar, Cumhuriyet’in ilkelerinin içini boşalttılar, eğitim müfredatından Atatürk’ü kaldırdılar.

Atatürk’ü unutturmak için her şeyi yaptılar ama 15 yılın sonunda yok etmek istedikleri Atatürk’e sarılmak zorunda kaldılar. Çünkü Atatürk bu ülkede vatan, bayrak, din, millet gibi kutsal… Kutsal olduğu için de istismara açık ve seçimlerde oy getirebilecek bir değer…

AKP 15 yıldır bu gerçeği biliyordu ama kabullenmek istemedi. Israrla Atatürk’ten uzak durdular. Yok, edebileceklerini sandılar ama sonunda bu ülkede Atatürksüz siyaset yapılamayacağını, Atatürk’ü yok etmeye çalışarak iktidarda kalamayacaklarını anladılar.

Erdoğan’ın Atatürk’ü övdüğü konuşma, Cumhuriyet’in yıkılacağı hayaliyle yaşayan şeriatçılar için de tokat gibi bir konuşma oldu.  Allah kimseyi bu duruma düşürmesin. Düşünün 15 yıldır Cumhuriyet’i ve Atatürk’ü yok etsin diye oy verdiğiniz, Osmanlı’yı yeniden kuracak kişi olarak gördüğünüz kişi 80 milyonun önünde en nefret ettiğiniz kişiyi övüyor.

Eminim çoğu konuşmayı dinlememiştir. En iyi ihtimalle Erdoğan’ın zamanı gelince Atatürk’e küfredeceğini düşünerek kendilerini avutmuşlardır.

Boşuna kendinizi avutmayın. O gün hiçbir zaman gelmeyecek. Eğer 15 yılda karşınızda güçlü bir muhalefet olmadığı halde Atatürk’e sarılmak zorunda kalıyorsanız bugünden sonra hiç yok edemezsiniz.

Referandum sonuçları her şeyi çok net gösteriyor.

Seçim öncesindeki tüm baskılara, tehditlere, kısıtlamalara rağmen anca % 51 oy alabildiniz. Türk milletinin % 49 u her şeye rağmen parlamenter sistemden vazgeçmiyorum dedi. Anlayacağınız durum kritik, iktidar eskisi gibi çantada keklik değil

Hayır diyen % 49 siyasi görüşleri farklı olan insanlardan oluşuyor. Yarın seçim olsa farklı partilere oy vereceklerdir ama ortak noktaları rejime sahip çıkmalarıdır. Yani siyasi görüşlerimiz farklı olsa da biz Parlamenter sistemi savunuyoruz, sizin hayalinizdeki sistemi reddediyoruz dedi.

Gerçek şu ki Osmanlı’yı yeniden kurma hayali 16 Nisan’da su almaya başladı. 10 Kasım’da ise tamamen battı.

Bugünden itibaren Atatürk’e sarılmaktan başka seçeneğiniz yok. Çünkü artık karşınızda Türk milleti için alternatif olan İYİ parti var. Atatürkçü muhafazakâr sağ seçmeni kaybetmek istemiyorsanız Atatürk’e sımsıkı sarılmanız gerekiyor.

Şunu artık aklınıza kazıyın. Atatürk güneş gibidir. Her akşam battığını görüp sevinirsiniz ama sabah yeniden doğarak sevincinizi kursağınızda bırakır.

TIBBIYELİ HİKMET 

Bir Cevap Yazın

Creampie