Siyaset

12 Eylül’ü Lanetliyoruz…

12 Eylül’ü Lanetliyoruz…

Siyaset
1 milyon 683 bin kişi fişlendi.  650 bin kişi gözaltına alındı. 14 kişi cezaevinde açlık grevinde öldü. 171 kişi cezaevinde işkencelerle hayatını kaybetti. 517 kişi idam cezasına çarptırıldı. 50 kişi idam edildi. Yukarıda verdiğim korkunç istatistik, 12 Eylül darbesinin acı bilançosu… Tam 37 yıl geçti ama kaybedilen canların acısı hala taze… Hangi birini unutabiliriz ki? Hiçbir suçu olmadığı halde sadece ‘’denge’’ sağlansın diye idam edilen ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu’nu Reşit olmadığı halde yaşı büyütülerek idam edilen solcu Erdal Eren’i İdam edilmeden önce Kur’an’ı Kerim ve Türk bayrağını öperek hakka yürüyen ülkücü Cengiz Baktemur’u 12 Eylül’ün ilk idam edilen genci solcu Necdet Adalı’yı İdam edildikleri radyodan 2 gün önce duyurulup cezaevinde 2 gün boyunca işk
30 Ağustos Türk Milletinin Bağımsızlık Ateşidir

30 Ağustos Türk Milletinin Bağımsızlık Ateşidir

Siyaset
Türk kimliğinin yok sayılmaya çalışıldığı, milli bayramların kutlanmamak için bahane üretildiği bir dönemde milli bayramlarımızın anlamı bir kat daha artıyor. Bugün 30 Ağustos… 95 yıl önce bugün vatanımızı işgal etmek isteyen emperyalist düşmanlara Türk milletinin asla esir edilemeyeceğini, vatanını işgal ettirmeyeceğini gösterdik… 95 yıl önce bugün toprağa diri diri gömülmek istenen Türk milleti yeniden dirildi… Bu diriliş, şimdilerde saçma TV dizilerindeki diriliş değildir. Türk milletinin Gazi Mustafa Kemal önderliğinde gerçek dirilişidir. 30 Ağustos tüm varlığını kaybetmiş, ekmeksiz, susuz kalmış, evi barkı, köyü yakılmış bir milletin ya İstiklal ya ölüm diyerek bağımsızlığını kazanmasının adıdır. Paramız yoktu, malımız, mülkümüz yoktu, ayağımıza giyecek çorabımız, çarı
Bu Ülkenin Kurucusu Tektir. O da Atatürk’tür

Bu Ülkenin Kurucusu Tektir. O da Atatürk’tür

Siyaset
Cumhuriyet ve Atatürk’e yapılan saldırılar giderek daha sertleşmeye, dozu artmaya başladı. Geçen gün CNN Türk’te Ahu Özyurt’un sunduğu Türkiye’nin Gündemi programının konuklarından biri olan AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi ve Sivil Alan Platformu Başkanı Ayhan Oğan,  büyük bir skandala imza atarak “Şimdi biz yeni bir devlet kuruyoruz, beğenin beğenmeyin bu yeni devletin kurucu lideri Tayyip Erdoğan’dır” dedi. Normal şartlarda hukuk kurallarının işlediği demokratik bir devlette yukarıdaki açıklamayı yapan kim olursa olsun dava açılır ve devlet düşmanlığından yargılanır. Ancak bizim ülkemizde bu tarz açıklamalar sıradan karşılanıyor. Çünkü Cumhuriyet ve Atatürk’e o kadar yoğun bir saldırı var ki artık günlük bir olaymış gibi haber yapılıyor. Ayhan Oğan isimli şahıs
Atatürk Heykellerine Uzanan Elleriniz Kırılsın

Atatürk Heykellerine Uzanan Elleriniz Kırılsın

Siyaset
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Cumhuriyet meydanında bulunan Atatürk büstüne Mehmet Malbora isimli sarıklı cübbeli bir hain ağaç budamak için kullanılan tahra ile zarar vermeye kalkıştı. Şükür ki saldırıyı hemen fark eden Siverek Jandarma İlçe komutanlığında görevli Jandarmalar Atatürk büstüne saldıran haini etkisiz hale getirerek tutukladılar. AKP döneminde olağan hale gelen ve akplileri bile şaşırtmayan olaylardan biri daha yaşandı. Son yıllarda Atatürk’ün manevi şahsına, heykellerine saldırılarda ciddi bir artış olduğunun farkında mısınız? Özellikle 16 Nisan’daki referandum’dan evet çıktıktan sonra bir yerden düğmeye basılmış gibi Atatürk’e saldırılar bir anda artmaya başladı Önce tarih eğitimini en son lisede almış olduğu halde tarihçi gibi konuşma yüzsüzlüğünü gösteren, ger
15 Temmuz Sonrasında Adalet ve Demokrasi

15 Temmuz Sonrasında Adalet ve Demokrasi

Siyaset
Bugün 15 Temmuz darbe girişiminin 1. Yıl dönümü. Tam 1 yıl önce Cumhuriyet tarihimizin en kanlı gecesini yaşadık. Ordu içindeki bir grup hainin isyanı sonucunda 246 vatandaşımızı kaybettik. 246 insan… 246 can…246 acı... Peki, 15 Temmuzdan bugüne kadar neler yaşadık? 20 Temmuzda Cumhuriyet tarihinde ilk kez ülke genelinde OHAL ilan edildi. Yüz binlerce memur, fetocu olduğu için açığa alındı. Binlerce rütbeli asker fetocu olduğu için ordudan uzaklaştırıldı. Bir grup hainin ihanetinin faturası tarihi Osmanlı’ya kadar dayanan askeri okullara kesilerek kapatıldı. Fetoyla alakası olmayan insanlar sadece iktidara muhalif olduğu için fetoculuk suçlamasından tutuklandı Feto hakkında kullanılması gereken KHK yetkisi darbeyle alakasız konularda kullanılarak muhalifleri sus
Otoriter Yönetimler, Kendiliğinden Ortaya Çıkmazlar

Otoriter Yönetimler, Kendiliğinden Ortaya Çıkmazlar

Siyaset
CHP vekili Enis Berberoğlu, MİT tırları davasında “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak” suçundan önce müebbet cezasına çarptırıldı. Sonra 25 yıl hapis cezasına çevrildi. Enis Berberoğlu’nun 25 yıl hapis cezası almasından sonra CHP yönetimi olağanüstü toplanarak adalet için Ankara’dan İstanbul’a yürüme kararı aldı ve yaklaşık 1 ay sürecek olan yürüyüş dün başladı. Referandum sonrası Türkiye’de yaşanan hiçbir şeye şaşırmadığım için Enis Berberoğlu’nun 25 yıl hapis cezasına çarptırılmasına da şaşırmadım. Referandum sürecinde eğer evet çıkarsa ülke tamamen tek adam yönetimi altına girecek derken bugünleri kastediyordum. Her şeye tek bir adamın karar verdiği bir ülke… İki dudağının arasından çıkan her cümlenin kanun sayıldığı bir yönetim… Böyle bir ortamda bir C
Hakkını Helal Et Aybüke!.

Hakkını Helal Et Aybüke!.

Siyaset
Hain terör bir canımızı daha bizlerden aldı… Bir fidanımızı daha toprağa verdik… Bir anne babanın daha yüreğine ateş düştü… Bir evladımız daha terörist kurşunlarıyla şehit oldu. Aybüke Yalçın… Aslen Çorumlu orta halli bir ailenin kızıydı… 22 yaşında gencecik güzeller güzeli, gözleri hayat dolu, pırıl pırıl parlayan bir Türk kızı... Gelecek için hayalleri vardı. Vatanına, milletine hayırlı bir Türk kızı olmak isteyen bir müzik öğretmeniydi. Müzik eğitimine 6 yıl önce Edremit Kültür ve Sanat Derneğinde başladı. Ardından Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi müzik bölümünü bitirdi. Geçen yıl Ekim ayında genç bir müzik öğretmeni olarak Batman’a atandı. Öğretmen atandığını öğrendiği gün sosyal medya hesabından “Öğretmen oldum ben” diye yazarak sevincini arkadaşlarıyla paylaşmıştı
İzmir Marşı Siyasi Marş Değil Türk Milletinin Marşıdır

İzmir Marşı Siyasi Marş Değil Türk Milletinin Marşıdır

Siyaset
Futbol programlarının en popüler ismi olan Rıdvan Dilmen, son zamanlarda futbol dışı açıklamalarıyla gündeme gelmeye başladı. Referandum sürecinde evet kampanyası yaparak siyasete göz kırptıktan sonra şimdi de İzmir Marşı hakkındaki sözleriyle bir kez daha toplumun tepkisini çekti. Arda Turan’ın Bilal Meşe’ye saldırısının konuşulduğu bir programda konuşan Rıdvan Dilmen, bir anda İzmir Marşı’nın artık stadyumlarda söylenmemesini isteyerek tüm izleyenleri şaşırttı. Rıdvan’a göre tribünlerde İzmir marşı söylemek spora siyaset bulaştırmakmış. Artık buna bir son verilmeliymiş. Bu sözlerinden sonra kendisinin de İzmir marşını çok sevdiğini, gönülden söyleyeceğini de ilave etti. Rıdvan’ın bu sözlerini dinlerken şahsen hiç şaşırmadım. Referandumdaki evet kampanyasından sonra böyle bir aç
Arena mı? Stadyum mu?

Arena mı? Stadyum mu?

Siyaset
Sayın Cumhurbaşkanı, İstanbul'da Kasımpaşa Stadyumu'nda ÖNDER İmam Hatipliler Derneği mezuniyet töreninde artık Stadyumlardan Arena isminin kaldırılacağını, Arena kelimesinin dilimizde olmadığını ve kötü anlam taşıdığını söyledi. Arena yerine Stadyum olacakmış. Cumhurbaşkanının dil konusunda hassasiyet göstermesi güzel ancak konuşmadan önce keşke Arena ve Stadyum kelimelerinin kö0kenlerine baksaydı, ya da danışmanlarından biri söyleseydi. Çünkü ne Arena ne de Stadyum Türkçe değildir. Latincede Arena, Fransızcada ise “arène” olan kelimenin anlamı “kumluk”, “kumsal” demektir. Gladyatör dövüşlerinin yapıldığı Arenalarının zemininin kum olmasının nedeni de budur. Diğer bir neden ise kumun, kanı çabuk emmesidir. Stadyum kelimesinin kökeni de Yunanca “stadion” kelimesidir. 200 metre
Yasakçı Zihniyetle Atatürk’ü Yok Edemezsiniz

Yasakçı Zihniyetle Atatürk’ü Yok Edemezsiniz

Siyaset
AKP döneminde gelenek haline gelen milli bayramları yasaklama bu yıl da devam etti. İstanbul valiliği 19 Mayıs kutlamalarını iptal etti. Sebep? Güvenlik gerekçesiyle kutlamaların yapılması sakıncalı olabilirmiş Yani vali diyor ki ‘’Ben devletin valisi olarak vatandaşların güvenliğini sağlayamıyorum görevimi yapamıyorum bu yüzden iptal ediyorum’’ Tabii bu işin kılıfı…  Güvenlik gerekçesi sadece bir bahane… Amaç milli bayramları kutlatmamak. İnsanların zihninden Atatürk’ü, kurtuluş savaşını silmeye çalışmak. Aylardır ülkenin dört bir yanında mitingler yapılırken güvenlik sorunu yok muydu? OHAL şartlarında referandum yapılırken güvenlik sorunu yok muydu? Sadece milli bayramlar olunca mı güvenlik sorunu oluyor.  Bu nasıl bir zihniyet? Her ülkenin tarihinde önemli gü
Creampie