Siyaset

15 Temmuz Sonrasında Adalet ve Demokrasi

15 Temmuz Sonrasında Adalet ve Demokrasi

Siyaset
Bugün 15 Temmuz darbe girişiminin 1. Yıl dönümü. Tam 1 yıl önce Cumhuriyet tarihimizin en kanlı gecesini yaşadık. Ordu içindeki bir grup hainin isyanı sonucunda 246 vatandaşımızı kaybettik. 246 insan… 246 can…246 acı... Peki, 15 Temmuzdan bugüne kadar neler yaşadık? 20 Temmuzda Cumhuriyet tarihinde ilk kez ülke genelinde OHAL ilan edildi. Yüz binlerce memur, fetocu olduğu için açığa alındı. Binlerce rütbeli asker fetocu olduğu için ordudan uzaklaştırıldı. Bir grup hainin ihanetinin faturası tarihi Osmanlı’ya kadar dayanan askeri okullara kesilerek kapatıldı. Fetoyla alakası olmayan insanlar sadece iktidara muhalif olduğu için fetoculuk suçlamasından tutuklandı Feto hakkında kullanılması gereken KHK yetkisi darbeyle alakasız konularda kullanılarak muhalifleri sus
Otoriter Yönetimler, Kendiliğinden Ortaya Çıkmazlar

Otoriter Yönetimler, Kendiliğinden Ortaya Çıkmazlar

Siyaset
CHP vekili Enis Berberoğlu, MİT tırları davasında “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak” suçundan önce müebbet cezasına çarptırıldı. Sonra 25 yıl hapis cezasına çevrildi. Enis Berberoğlu’nun 25 yıl hapis cezası almasından sonra CHP yönetimi olağanüstü toplanarak adalet için Ankara’dan İstanbul’a yürüme kararı aldı ve yaklaşık 1 ay sürecek olan yürüyüş dün başladı. Referandum sonrası Türkiye’de yaşanan hiçbir şeye şaşırmadığım için Enis Berberoğlu’nun 25 yıl hapis cezasına çarptırılmasına da şaşırmadım. Referandum sürecinde eğer evet çıkarsa ülke tamamen tek adam yönetimi altına girecek derken bugünleri kastediyordum. Her şeye tek bir adamın karar verdiği bir ülke… İki dudağının arasından çıkan her cümlenin kanun sayıldığı bir yönetim… Böyle bir ortamda bir C
Hakkını Helal Et Aybüke!.

Hakkını Helal Et Aybüke!.

Siyaset
Hain terör bir canımızı daha bizlerden aldı… Bir fidanımızı daha toprağa verdik… Bir anne babanın daha yüreğine ateş düştü… Bir evladımız daha terörist kurşunlarıyla şehit oldu. Aybüke Yalçın… Aslen Çorumlu orta halli bir ailenin kızıydı… 22 yaşında gencecik güzeller güzeli, gözleri hayat dolu, pırıl pırıl parlayan bir Türk kızı... Gelecek için hayalleri vardı. Vatanına, milletine hayırlı bir Türk kızı olmak isteyen bir müzik öğretmeniydi. Müzik eğitimine 6 yıl önce Edremit Kültür ve Sanat Derneğinde başladı. Ardından Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi müzik bölümünü bitirdi. Geçen yıl Ekim ayında genç bir müzik öğretmeni olarak Batman’a atandı. Öğretmen atandığını öğrendiği gün sosyal medya hesabından “Öğretmen oldum ben” diye yazarak sevincini arkadaşlarıyla paylaşmıştı
İzmir Marşı Siyasi Marş Değil Türk Milletinin Marşıdır

İzmir Marşı Siyasi Marş Değil Türk Milletinin Marşıdır

Siyaset
Futbol programlarının en popüler ismi olan Rıdvan Dilmen, son zamanlarda futbol dışı açıklamalarıyla gündeme gelmeye başladı. Referandum sürecinde evet kampanyası yaparak siyasete göz kırptıktan sonra şimdi de İzmir Marşı hakkındaki sözleriyle bir kez daha toplumun tepkisini çekti. Arda Turan’ın Bilal Meşe’ye saldırısının konuşulduğu bir programda konuşan Rıdvan Dilmen, bir anda İzmir Marşı’nın artık stadyumlarda söylenmemesini isteyerek tüm izleyenleri şaşırttı. Rıdvan’a göre tribünlerde İzmir marşı söylemek spora siyaset bulaştırmakmış. Artık buna bir son verilmeliymiş. Bu sözlerinden sonra kendisinin de İzmir marşını çok sevdiğini, gönülden söyleyeceğini de ilave etti. Rıdvan’ın bu sözlerini dinlerken şahsen hiç şaşırmadım. Referandumdaki evet kampanyasından sonra böyle bir aç
Arena mı? Stadyum mu?

Arena mı? Stadyum mu?

Siyaset
Sayın Cumhurbaşkanı, İstanbul'da Kasımpaşa Stadyumu'nda ÖNDER İmam Hatipliler Derneği mezuniyet töreninde artık Stadyumlardan Arena isminin kaldırılacağını, Arena kelimesinin dilimizde olmadığını ve kötü anlam taşıdığını söyledi. Arena yerine Stadyum olacakmış. Cumhurbaşkanının dil konusunda hassasiyet göstermesi güzel ancak konuşmadan önce keşke Arena ve Stadyum kelimelerinin kö0kenlerine baksaydı, ya da danışmanlarından biri söyleseydi. Çünkü ne Arena ne de Stadyum Türkçe değildir. Latincede Arena, Fransızcada ise “arène” olan kelimenin anlamı “kumluk”, “kumsal” demektir. Gladyatör dövüşlerinin yapıldığı Arenalarının zemininin kum olmasının nedeni de budur. Diğer bir neden ise kumun, kanı çabuk emmesidir. Stadyum kelimesinin kökeni de Yunanca “stadion” kelimesidir. 200 metre
Yasakçı Zihniyetle Atatürk’ü Yok Edemezsiniz

Yasakçı Zihniyetle Atatürk’ü Yok Edemezsiniz

Siyaset
AKP döneminde gelenek haline gelen milli bayramları yasaklama bu yıl da devam etti. İstanbul valiliği 19 Mayıs kutlamalarını iptal etti. Sebep? Güvenlik gerekçesiyle kutlamaların yapılması sakıncalı olabilirmiş Yani vali diyor ki ‘’Ben devletin valisi olarak vatandaşların güvenliğini sağlayamıyorum görevimi yapamıyorum bu yüzden iptal ediyorum’’ Tabii bu işin kılıfı…  Güvenlik gerekçesi sadece bir bahane… Amaç milli bayramları kutlatmamak. İnsanların zihninden Atatürk’ü, kurtuluş savaşını silmeye çalışmak. Aylardır ülkenin dört bir yanında mitingler yapılırken güvenlik sorunu yok muydu? OHAL şartlarında referandum yapılırken güvenlik sorunu yok muydu? Sadece milli bayramlar olunca mı güvenlik sorunu oluyor.  Bu nasıl bir zihniyet? Her ülkenin tarihinde önemli gü
Hakaretleriniz Atatürk Sevgimizi Bitiremez

Hakaretleriniz Atatürk Sevgimizi Bitiremez

Siyaset
Atatürk’e hakaret ederek onu Türk milletinin yüreğinden sökeceğini zannedenlere acıyorum. Ne kadar nafile bir düşünce… Ne kadar basit, ucuz bir karakter örneği… Siz ne Türk milletini, ne de Atatürk’ü zerre kadar tanımayan zavallılarsınız. Eğer Türk milletini biraz tanımış olsaydınız bu milletin yüreğine girenin bir daha çıkmayacağını bilirdiniz. Türk milleti kendisine yapılan iyiliği de ihaneti de unutmaz. Çünkü Türk milleti geçmişinde neler yaşadığını çok iyi biliyor. Yenilgiyi, işgali, yokluğu, çaresizliği sonuna kadar yaşamış bir milletiz. Türk milleti, Sarıkamış’ta 90 bin askerimizin kimin yüzünden donarak şehit olduğunu da biliyor. Çanakkale savaşını hangi kahramanın sayesinde kazandığımızı da… Türk milleti, 1. Dünya savaşı sonunda kimlerin yurt dışına kaçtığını da bil
Atatürk’ün Manevi Kızı Afet İnan’a Atılan İftiraya Cevap

Atatürk’ün Manevi Kızı Afet İnan’a Atılan İftiraya Cevap

Siyaset
Tarihten anladığı tek şey Atatürk’e saldırmak ve Cumhuriyet’i yerin dibine sokmak olan Mustafa, Armağan, Yavuz Bahadıroğlu gibi tarih yalancıları yıllardır Türk toplumunu Atatürk’ten soğutmak için algı operasyonu yapıyorlar. AKP, iktidara gelene kadar ismi cismi duyulmayan, tarih alanında tahsili bulunmayan bu insanlar AKP iktidara geldikten sonra bir anda topluma gerçekleri anlatan tarihçiler olarak sunuldular. Kimdir bu adamlar? Geçmişleri nedir? Bugüne kadar neler yapmışlar? Hepsinin geçmişindeki ortak yön, Atatürk, Cumhuriyet karşıtı dergilerde ya da gazetelerde yazarlık yapmış olmaları ve tarih alanında tahsillerinin olmaması. Yani Türk milletine tarihçi diye yutturulmaya çalışılan bu kişiler, tarih eğitimini en son lisede almış, çocukluğundan itibaren Atatürk düşmanlığıy
Osmanlı’ya Geri Dönüş Hayalleri Kuranlara Tarih Dersi

Osmanlı’ya Geri Dönüş Hayalleri Kuranlara Tarih Dersi

Siyaset
Referandumdan evet sonucu çıktığından beri yandaş medyada ve Cumhurbaşkanı Erdoğan fanatiklerinde bir şahlanış muhabbeti yapılıyor. Artık Türkiye şahlanacakmış, Osmanlı geri dönecekmiş. Neden? Çünkü referandumdan evet çıktı. Her zaman söylüyorum. Yine söyleyeceğim. Türk milleti, tarihiyle övünmesini sever ama tarihini bilmez. Ecdadımız bizim için sadece böbürlenme aracıdır. Ecdadımız şöyle şanlıdır böyle büyüktür diye övgüler yağdırırız ama ecdat ne yapmış bilmeyiz. Bir evetle, Osmanlı’ya geri döneceğini düşünenler, Osmanlı’yı hiç bilmiyor, tanımıyor demektir. Tek adamlığa geri dönüş, Osmanlı’ya geri dönüş değildir. Tarihte birçok tek adam gelip geçti. Hitler, Mussolini, Çavuşesku, Saddam.. Bu isimler de tek adamdı. Peki hangisi Osmanlı gibi bir cihan imparatorluğu kurabildi?
Bağımsızlık Türk Milletinin Mayasında Vardır

Bağımsızlık Türk Milletinin Mayasında Vardır

Siyaset
Bugün Türk milletinin egemenliğini sultanların elinden alıp vatanına sahip çıkmasının 97. Yıl dönümü… 97 yıl önce bugün Türk milleti, Anadolu’nun ortasında Cumhuriyet’in temellerini attı. Ülkenin her yanı işgal edilmiş, aziz vatanımızın toprakları düşman postallarıyla ezilmişti. Devletin başında iktidara sahip olan padişah, Mustafa Kemal’in gençliğe hitabede söylediği gibi gaflet, dalalet, hatta hıyanet içindeydi. İnsanların geleceğe dair umudu yoktu. Uzun yıllar süren savaşlar, yüzyıllar boyunca Osmanlı’nın çilesini çeken Anadolu halkını hem maddi, hem manevi olarak tüketmişti. Halk, tüm mal varlığını 1. Dünya savaşında tüketmişti. Savaş için evinden, ailesinden, öküzünden vazgeçmişti. Anadolu’da şehit acısının ateşi düşmeyen ev yok gibiydi. Kimisinin kocası Çanakkale’d